« Önceki | Sonraki »

9/8/2008

EN TEHLİKELİ YAZAR KİM ?

Eski Türk filmlerinden biliriz:Fabrikatör işadamımız makam odasında eli çenesinde bir o yana bir bu yana dolaşıp durmakta, bir yandan da ya bir mektup ya da önemli bir evrakı “katibe”si ne yazdırmaktadır. Ve bu sırada sık sık “Yaz kızım!” sözlerini duyarız. Biraz zaman geçtikten sonra da, “Bir oku bakalım, ne yazmışız?” sözlerini duyarız. O beyin “Yazdıklarını” kontrol ve düzeltme şansı her zaman var. Beğenmediyse düzelttirebilir, olmadı tamamen sil baştan deyip yeniden yazdırabilir. Peki, bizim böyle bir şansımız var mı? Farkında mıyız belli değil; ancak biz de her gün birilerine bir şeyler yazdırıyoruz. Hem de öyle bir yazdırış ki, hiç ara vermek yok. Yataktan kalktığımız andan başlıyor, gece olup da bir daha yastığa baş koyduğumuz ana kadar devam ediyor. Epey stresli bir o kadar da tehlikeli bir yazarlık aslında bu; ama biz maalesef çogu kez bu tehlikenin pek de farkında olamıyoruz. Ne söylesek, ne yapsak yazılıyor, aslında biz yazdırıyoruz. 
              

“İlahi güvenlik kamerası” her şeyimizi hem de omuz başımızdan kaydediliyor. Gaflet gözümüze perde olmamalı. Önümüze konduğunda, “bunu ben mi yazdırmıştım?” dememek için şahsi kitabımıza iyi editörlük yapmalıyız.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır